Doğu Mistisizmi Nedir?

Hint felsefesine ya da Budizm’e yakın değilseniz, Doğu mistisizmi ile bir etkileşime sahip olmadığınızı düşünebilirsiniz. Ancak, eğer böyle düşünüyorsanız; aslında, etrafınızda olup biten birçok şeye karşı duyarsızlaşmış olabilirsiniz.

Mistisizm; nihai bir gerçekliğin, Tanrı’nın bilinçli farkındalığının ve tanrısallığın özünü yakalar. Bu nedenle, Doğu’nun bu kadim mistik sesi, günümüzde Batı’nın modern dünyası ile ilişkisi sıklıkla araştırılmaktadır. Öyle ki, Doğu mistisizmi inancını destekleyen birçok tanınmış isim de vardır.

İnsanların Doğu mistisizmi, Doğu meditasyonu, karma ya da reenkarnasyon gibi fikirlere inandığını her duyduğunuzda, bu inanç sistemine çarparsınız. Bazı insanların modern bilimi, özellikle de Kuantum fiziğini, Uzak Doğu Dünya Görüşünün unsurlarını tanıtmaya yardımcı olmak için kullanması da alışılmadık bir şey değil.

Gerçek şu ki; insanlar ne olduğunu bile anlamadan, mistisizim gibi bazı gerçek Uzak Doğu inanç sistemleri, toplumun birçok bölümüne derinlemesine nüfuz etti. Toplumun önemli bir parçası haline geldiğinden, onu anlamak önemlidir.

Doğu Mistisizmi Nedir?

Mistisizm, Uzak Doğu Düşüncesi olarak bilinen dünya görüşü için popüler bir terimdir. Batı dünyası için bu görüş, diğer din ve inanç sistemleri ile karşılaştırıldığında, anlaşılması daha zor olandır. Bunun nedeni, dini inançlardan çarpıcı biçimde farklı olmasıdır.

Uzak Doğu düşüncesine göre gerçekliğin nihai ifadesi, kişisel olmayan bir yaşam gücünden oluşur. Bir kişinin kişisel olarak ilişki kurabileceği ya da kendini insanlığa ifşa edebilecek bir Tanrı yoktur. Felsefi olarak konuşacak olursak; bu görüş, seküler ya da ilahi arasında bir ayrım yapmaz. Ve, tüm gerçekliğin tek bir maddeden oluştuğunu ve ona indirgenebileceğini öğretir. Bu tek madde, “monizm” olarak tanımlanabilir.

Mistisizmin özü; tüm canlı varlıkların temel özünün, kişisel olmayan yaşam gücünün bir parçası olmasıdır. Varoluşu özü, kişisel ve öz bilinçli değildir. Yani, kişisel bir öz-bilinçsizliktir.

Bu; kendinizin farkında gibi görünseniz ve kişisel arzularınızın farkındalığına dayanarak hayatı yaşayabilecek gibi görünseniz bile, bunların hepsi bir yanılsama olduğunu belirtir. Nihai kaderiniz, hiçbir şekilde bilinçli bir varoluşa sahip değildir. Yaşam gücünüzün ise, basitçe daha büyük bir kişisel olmayan kütlenin parçası olduğu düşünülmektedir.

Tek Maddeden Çok Maddeye

Büyük resme bakıldığında, yaşam gücü, evrende birleşik bir bütündür. Bununla birlikte, bazı nedenlerden dolayı yaşam gücünün parçalarının ana gövdeden ayrıldığı ve maddi bir evrende hapsolduğu düşünülmektedir.

Ancak bu parçalar, içlerinde ana gövde ile birleşme dürtüsüne sahiptir. İnanç; bunun, bir bireyi daha yüksek seviyelere getirmeye hizmet eden birçok fiziksel reenkarnasyon süreci yoluyla gerçekleştirildiğidir. Ta ki bir gün, fiziksel dünyadaki reenkarnasyon döngülerinden kaçıp kişisel olmayan ana vücutla buluşana kadar!

Mistisizmin savunucuları; ister bilgi, ister duyusal deneyim olsun, herhangi bir tür maddi gerçekliği ciddiye alamazlar. Bunun nedeni, böyle bir şeyin gerçekten var olduğunu kabul etmemeleridir. Nihai gerçekliğin, yani kişisel olmayan yaşam gücünün doğasının, insanların tam olarak kavrayabilme yeteneğinin oldukça ötesinde olduğu iddia edilmektedir.

Bu nedenle yaşamın amacı, gerçekliğin tam olarak bilinemeyeceğini kabul etmek ve hayatı pasif bir şekilde yaşamak olmalıdır. Bu tutum, kişiyi her yerde "görünen" ıstıraptan kurtarır. Buradaki fikir, acı ve ıstırabın bir illüzyondan başka bir şey olmadığı için, onu basitçe görmezden gelebileceğimiz düşüncesidir.

Tam pasiflik durumuna ulaşıldığında, bireyler hayatın istediği gibi gelmesine izin verme özgürlüğüne de kavuşmuş olur.

Mistisizmin Tarihi

Mistisizmin gerçeklik anlayışı Hindistan’da ortaya çıktı. Çeşitli ifadeleri Hinduizm olarak tanındı, ancak bu nitelendirme biraz yanıltıcı olabilir.

Hinduizm, erken dönemlerinde bile monolitik bir din değildi. Taşındığı çeşitli yerlerden sayılamayan gelenek ve kavramları özümsemiş ve bazıları kaynağından farklı olan birçok başka dine dalmıştır. Aslında, bugün Hindu düşüncesinin o kadar çok okulu var ki, onun hakkında söylenebilecek hemen hemen her şeyin bir dereceye kadar nitelendirilebilir.

 

Mistisizm ile İlgili Kitaplar

ETİKETLER

BENZER İÇERİKLER

OKUYUCU YORUMLARI

Yorumlar (0)

Yorum Yazın